kedilerin alt uriner sistem hastaligi (FLUTD) - İZMİR MEDICAPET VETERİNER KLİNİK | NARLIDERE VETERİNER | İZMİR VETERİNER | İZMİR'DE VETERİNER

VETERİNER KLİNİK
İçeriğe git

Ana menü:

MEDYA


KEDİLERİN ALT ÜRİNER SİSTEM HASTALIĞI (FLUTD)

Merhabalar. Bu yazımda sizlere kedilerde sık rastladığımız ve hayati önemi olan bir hastalık olan FLUTD hakkında yazmak istiyorum. FLUTD (Feline lower urinary tract disease/Kedilerin alt üriner sistemi hastalığı), aslında tek bir hastalığı değil, kedilerin alt üriner sistemini etkileyen bir grup hastalığı ifade eden bir terimdir ve idrar kesesi taşları, üretra tıkanıklığı, enfeksiyonlar, sistitis, vb. hastalıkları içerir.

Evdeki bir kedinin alt üriner sistemine ait bir rahatsızlık yaşadığını gösteren belirtiler aslında kolay gözlemlenebilir. Eğer kediniz idrarını yapmakta zorlanıyor ya da hiç yapamıyorsa, idrar yapma esnasında ağrı duyduğunu belirtir şekilde miyavlıyor ya da bağırıyorsa, kum kabının dışında başka yerlere de sık ve az miktarda idrar bırakıyorsa, idrarda kan ya da olması gerekenden farklı bir renk (genelde koyu kahverengi) gözlemiyorsanız dostunuzu hiç vakit kaybetmeden veteriner hekiminize götürmelisiniz. Saydığım bu semptomların dışında başka hastalıklarda da karşılaşabilecek belirtilerden, kusma, halsizlik, iştahsızlık gibi belirtiler FLUTD’da da sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Hastalığın başlıca iki nedeni vardır. Bunlardan ilki idrar kesesinde meydana gelen steril bir inflamasyondur. Bu inflamasyon idrar kesesinin duvarının kalınlaşmasına, mukus salgılamasına ve bu mukusun idrar kanalını tıkayarak idrar blokajı meydana getirerek FLUTD’a sebep olur. Diğeri ise kalsiyum oksalat ya da strüvit kristalleridir. Eğer kediniz bu kristalleri oluşturmaya yatkın bir bünyeye sahip ise ve hastalık oluşumu riskini azaltan türde bir diyet uygulanmıyorsa idrar kesesinde oluşan bu kristaller keseden aşağı inerek idrar yolunu tıkayabilir. Hatta sahip oldukları elektrik yükü sayesinde birleşerek büyük taşlar oluşturabilir, yine tıkanmalara, idrar kesesi duvarında hasara ve kanlı işemeye yol açabilirler.

İdrar yollarının daha dar olması sebebiyle erkek kediler bu hastalıkla, dişilere oranla çok daha fazla karşılaşmaktadır. Yapılan istatistiki araştırmalara göre de hastalık en çok kısırlaştırılmış erkek kedilerde görülmektedir. Fakat kısırlaştırmanın fayda ve zararları ayrı bir konudur ve her kısır erkek kedi FLUTD ile karşılaşacak diye bir kural ya da kanı da yoktur.

FLUTD’un tanısında veteriner hekiminizin fiziksel ilk muayenesi çok büyük önem taşımaktadır. Sizden karşılaştığınız semptomlarla ilgili bilgiler alan hekiminiz aynı zamanda idrar kesesini, penis ya da vajinayı da muayene ederek teşhis koyabilecektir. Ardından yapılacak olan abdominal ultrasound ya da duruma göre röntgen tetkikleri tanıyı kesinleştirecek ve yapılması gereken müdahaleyi seçmekte yardımcı olacaktır. İlerlemiş olgularda böbrekler de zarar görebileceğinden dolayı hastalığa müdahale edilmeden önce mutlaka kan biyokimya ve hematolojik analizleri yapılmalı gerek görüldüğünde anestezi ile ilgili riskler belirlenmelidir.

Hastalığın tedavisinde, olgunun ne kadar ilerlemiş olduğuna göre tedavi seçenekleri değişiklik gösterir. Örneğin hafif bir idrar kesesi yangısı ilaç tedavisine cevap verebilir, diğer yandan idrar blokajına neden olan kristallerin varlığı bu kristallerin oradan uzaklaştırılmasını gerektirebilir. Bu uzaklaştırma bazen sonda uygulamaları ile bazen açık cerrahi müdahale ile yapılmaktadır. Birleşmiş ve büyük taşlar haline gelmiş kristaller ise büyük ihtimalle idrar kesesine yapılacak olan cerrahi girişim ile uzaklaştırılacaktır ki bu işlem, konuda uzmanlık gerektirir. Kliniğimizde yaptığımız FLUTD sebepli idrar kesesi cerrahi işlemlerinde şaşırtıcı boyut ve şekillerde taşlar ile karşılaşıyoruz. Cerrahi müdahale, ameliyat sonrası alınacak önlemler ve iyi bir gözlem ve besleme ile dostlarımız kısa sürede eski sağlığına kavuşabiliyor. Erkek kedilerde giderilemeyen tıkanıklıklarda bezen penisin ampütasyonu gerekebiliyor.

Görüldüğü gibi kedilerin alt üriner sistem hastalığı FLUTD, komplike ve mutlaka kısa sürede ortadan kaldırılması gereken bir durumdur. Aksi takdirde kısa zamanda hastamızı kaybetmemize sebep olabilecek ciddi bir hastalıktır. Hastalığın tedavisinden ziyade bu hastalıktan korunmak ve evcil dostumuzun günlük davranışlarını iyi gözlemlemek büyük önem taşımaktadır. Hastalıktan korunmak amacıyla uygulayabileceğiniz beslenme programı konusunda lütfen hekiminizden bilgi alın. Ayrıca, her ne kadar kedilerden bahsetmiş olsam da benzer problemlerin köpeklerde de yaşanabildiğini köpek sahibi okurlarımıza hatırlatmak isterim.

Sağlıklı, güzel günler diliyorum.

Uzm. Veteriner Hekim

 
 
 
 
 
 
 
 
İçeriğe dön | Ana menüye dön